BAHARAT ETKINLIKLER SIIR-GEDICT YAZARLAR Sibel Cemali Nerkiz Sahin PINAR TURKER Sevim Ünal Hikmet Cetinkaya Özlem Sen Vural Yıldırım Christine Rosine Kebir Ünal Aylin MENEKŞE Yakup Kadri Bozalioglu KONUK ÜYELİK Kontak/ linkler BAHARATS A N A T & E D E B i Y A TARTWORLD SANAT GALERISI Artworld Sanat GalerisiAntwerpen-BelçikadaEserler aşağıdaki e-mailden veya telefondan randevu alınarak görülebilir.artworld-vwz@hotmail.comTel:0477255468info@artworld-vzw.com Keyfli bir yorulmanın ardından sonrası evinize dönmeniz ile başlayan bir sanat serüveni; Hayal Ötesi Kent İstanbul'un nezih mekânı olan Beyoğlu Sanat Galeri'nde ki açtığınız resim sergisiyle bir başka sergilere doğru yeniden yelken açmamıza daha vesile oldu... Sanatın evrenselliğini ikâmet ettiğiniz Belçika'nın Anvers şehri'nden hem ekonomi hem de sanatsal faaliyetleriyle bilinen Büyükşehir İstanbul'da, o 12 günlük sergi sürecini sanatseverlerin beğenisine sunan Sevim ÜnaL, gökkuşağının renkleri arasında mevcut olmayan fırçasındaki renkleri tuvallerine serpiştirerek; kadın, göç ve sufizim gibi temalarla adeta İstanbulda- Beyoğlu'na taşıdı... Dünyaya geldigi Sivas ili'nin Zara ilçesine bağlı Yoğunpelit Köyü'nden İstanbul Büyükada'ya, oradan Belçika Anvers Şehri'ne taşınan Sevim Ünal çocukluk yıllarının yaşandığı Anadolu'da, Anadolu'nun kendine has, özgün renklerini dağarcığına yükleyerek sanatsal figürlerini o resm ettiği çizimlerindeki o eserlerini Asya ve Avrupa'daki sanat yaşamıyla evrenselleştirerek tuvallerindeki o muhteşem sanat eserlerini sanatseverlere nakş etmiştir... Tebrik eder, başarılar dilerim... yaKupkaDRibOZaLioğLu BU GÖK KUBBENiN ALTINDARESSAM PERİHAN SADIKOĞLU İLE RÖPÖRTAJHAZIRLAYAN SEVIM ÜNAL B A H A R A Tdevamını oku Türkiyede yaşayan değerli müzik bilimcimiz sayın Vural Yıldırım ile röpörtaj yaptık.Kendinizi bize tanıtır mısınız. Doğup büyüdüğünüz yer,eğitiminiz, yaşadığınız yer?Adapazarı’nda doğdum. Sekiz yaşında İstanbul’a geldik. Mimar Sinan Güzel sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölümü Etnomüzikoloji ve Folklor Programı’nda lisan ve yükseklisans eğitimi aldım. İstanbul’da yaşıyorum. Müzik BilimciVURAL YILDIRIM iLE RÖPÖRTAJ SEViM ÜNALDEVAMINI OKUYunus Emere Kültür Merkez’inde tesadüfen karşilaştığım fransız bir fotoğraf sanatçısı olan Jean-Marc Arakèlian ile yine tamamen tesadüfen gerçekleşen bir röpörtaj yaptık.Renga renk fotoğrafların gizemli büyüsü sarmış galeriyi. Sanatçı büyük bir heyecanla eserlerini ve üstünde çalıştığı temayı anlatıyor. Serginin son günü olmasına karşın ilk günüymüşcesine heyecanlı. Semazenlerin gizemli ve mistik dünyası,onu farklı bir gezegene sürüklemiş. Tüm fotoğraflara hakim olan renkler ve hareketler temanın cansızlığını kırıp seyircisini o anki ahenge götürüyor adeta. ‘Kadınlar’ diyor sanatçı ‘Bu mistik dünyanın çok dışındalar ve islam dünyasında erkekler daha ön planda gibiler. Bu yüzden semazen temalı çalışmamda, her karesinde kadından bir iz vardır’ ve ekliyor sanatçı. Bir bütünü anlatıyorsak o bütünü tamamlayan en önemli ünsürlardan birisi de kadındır. Diyor sanatçı. Semazen konulu sergi bir çok farklı yerde gerçekleşmiş ve son durak olarak Danimarka ve Bulgaristana gidecekmiş. Sanatçının bundan sonraki projeleri de İstanbul ile ilgili. Ayasofya’yı tama olarak ele almak isteyen sanatçının tek sıkıntısı medya imiş. ‘Medya (Tv ve gazete) yeterince yer vermiyor sergilere’ diyor sanatçı. İlerde yapılacak olan projelerde ArtWorld Galeri’siyle de seve seve çalışmak istediğini dile getiriyor Jean-Marc Arakelian.Son olarak 28 İstiklal caddesinde bulunan Art Galeride 8 Eylül’e kadar sürecek bir sergisi olacağından bahsediyor. Bu sergi ile ilgili fazla bilgi vermek istemeyen sanatçı, bunun süpriz olamasını istidiğini ekliyor sözlerine. Ona ‘iyi şanslar’ dileyor ve ayrılıyorum sergisinden. JEAN-MARC ARAKELİANröpörtaj.Sevim ÜnalTÜLAY G. IRKLI iLE RÖPÖRTAJröpörtaj Sevim Ünal OKUBu ay güzel bir organizasyona kapılarını açan Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde İç Mimari ve Dekarasyon Fuarı var.5-8 Nisan tarihlerinde gerçekleşen fuarda her geçen yıl artarak galerilerinde katıldığını gözlemliyoruz.Dekarasyon ve iç mimarinin değişmez öğelerinden biridir sanat.Fuardaki galerilerin standlarına izleyicilerinde ilgisi fazlaydı.Fuar 3 Salondan oluşuyor:Mavi salon,mor salon,sarı salon.Fuara katılan galeriler genelde mavi salonda toplanmış.Marjinart,Ütopya Platform,Bonart,Alta Sanat Galerisi,Art Gallery Niş.Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde Rumeli salonunda girişte mavi salon karşılıyor izleyiciyi. İstanbul’da Nisan yağmurlarıdevamAYLİN MENEKŞE Ressam Perihan Sadıkoğlu ile bir röpörtaj yaparak sanatçıyı sizlere tanıtmayı istedik.Kendinizi bize tanıtır mısınız, doğup büyüdüğünüz yer,eğitiminiz, yaşadığınız yer?Ben Perihan Sadıkoğlu. Yazları Trabzon’a gittiğimiz bir dönemde doğdum. Aslında İstanbul’da yaşıyorduk zaten ve 12 günlükkken İstanbul’a geri döndük. Ve ilkokul, ortaokul, liseyi ve üniversiteyi İstanbul’da okudum.Dolayısıyla eğitim hayatım, büyüdüğüm ve yaşadığım yer İstanbul oldu. ANADOLUYUM BEN...Sait Zaimkeles kimdir? Bali Art Galerisinde gerçekleşen ve 17 Mayıs’a dek sürecek olan ‘Anadoluyum Ben’ adlı sergi açılışına gidene kadar sanatçıyla ilgili hiç bir fikrim yoktu. Peki o sergiye nasıl gittin? Diye sorabilirsiniz. Sevgili arkadaşım ressam Timur Taştekin’in teklifi üzerine ‘peki gidelim’ demiştim. Ne kadar iyi etmişim.ACI KIRMIZIBali Art Galerisine girdiğimde yüzüme çarpan o muhteşem resimlerin tanıdık sıcaklığı aynı zamanda tüm benliğimi de sarmıştı. Çok çok tanıdıktı herşey. Tualdeki o kırmızı renklerin, renk olmaktan çıkıp benliğinizi acıtışı, o fügürlerin mahsun, acı, öfke ve direniş sergileyen duruşları Anadoluydu- Sait Zaimkeles .ÇOCUK VE ÇAMURLU AYAK İZLERİÖylesine bir Anadoluydu ki, duvarlarda hayat,ölüm,direniş,acı,öfke,gurur,savaş ve galerinin tabanında bunlara şahit olmuş bir çocuğun çamurlu ayak izleri vardı. Ayak izleri ordan oraya koşarcasına uzaklaşıp her tabloda bir süre yittikten sonra yeniden galeriye dönüyordu. Onu izlemek ne zordu. Kim görüyordu o izleri?SARITualdeki sarılar sanatçıyı ruh olarak nerelere sürüklemişti? Bilmek isterdim. Fakat bu yetenekli sanatçı sayesinde beni çocukluğuma ve sap sarı dağ çiçeklerin arasına götürmüş, yeniden çocuk olmuştum. Saim Zaimkeles önce çiçeklere sonra kırmızılara koşmuştu bu tablosunda. Acının rengi sarımıydı ona göre? Bunu sormam mümkün olmadı. Bu sergiyle ilgili ne yazsam azdır. Gerçekten beni çok çok etkilemiş olan ikinci sergi diyebilirim. İlki Anvers şehrinde Güzel Sanatlar Müzesinde gezmiş olduğum Anselm Kiefer’dır. Alman heykeltraş ve ressam olan Kiefer’ Donaueschingen, 8 maart 1945 yıllarında yaşamış. Müzede yer almış olan eserleri dev yapıtlardı ve tema savaştı.Bali Art Galerisinde Sait Zaimkeles ‘Ben Anadoluyum’ sergisini gezdiğimde Kiefer’dan etkilenmiş olduğunu dahi düşünmüştüm ki, yanılmışım. Belkide her iki sanatçının seçmiş oldukları tema ve resimlerinin bende bıraktığı benzer veya yakın duygular beni yanıltmıştı.Değerli sanatçımız kendisine has bir tarz yaratırken kimseden etkilenmediğini anlattı. Bence her iki sanatçı da muhteşem eserler yaratmışlar. Ressam ve heykeltraş olan Saim Zaimkeles’e sanat hayatı boyunca başarılar diliyorum.Bali Art Galeriye giderek 17 Mayıs tarihinden önce bu sergiyi mutlaka geziniz diyorum. Sanatçıyla ilgili geniş bilgiyi sitesini ziyaret ederek edinebilirsiniz.Sitesi: http://www.saitzaimkeles.com ANADOLUYUM BEN...SAiT ZAiMKELES SERGiSiHazırlayan Sevim ÜnalBoek "Dwalende Zielen" De jonge schrijfster Fleur Verhaege stelde op 1 mei haar boek voor aan haar lezers.Haar debuitroman is gebaseerd op de griekse mythologie, waarvan zijzelf een grote liefhebber is.Tijdens de voorstelling van haar boek lichtte ze een heel klein tipje van de sluier, en las een kort stukje voor aan haar fans die er op deze bijzondere dag erbij waren.Niettegenstaande haar jonge leeftijd van 20 jaar is ze nu al op weg een veelbelovende toekomstige schrijver te worden.Fleur die afkomstig is uit Hansbeke kreeg van de burgemeester van Nevele een schilderij van haarzelf na de plechtigheid die plaatsvond te Nevele. WAK Tijdens de week van de amateurkunstenaars organiseerde vzw ART OF TIEST een tentoonstelling te Nevele in de oude Chicoreifabriek.De tentoonstelling nam zijn aanvang eind april en eindigde op 6 mei met een leuke dansinitiatie door Pol van Assche en als afsluiter een barbeque voor de kunstenaars en liefhebbers.Heel de week waren er doorlopend demonstraties door de kunstenaars, af en toe doorspekt met poezie door de burgemeester van Nevele Johan Cornelis en schepen Hugo Verhage.1 mei ging van start met de inhuldiging van een beeldhouwwerk van Annick Vande Abeele.Op 5 mei konden liefhebbers genieten van een optreden door de groep KINGJAZZ.Ook kwamen vergeten kunsten zoals kantklossen aan bod tijdens de week van de amateurkunstenaars.Volgend jaar zal het thema "bewaren" vele kusntenaars inspireren om zich aan te sluiten voor een week kunstmarathon met gelijkgestemde zielen. SANATIN DOĞAL HALİYazan Vural YıldırımAyvalık doğumlu Serhan Kerestecioğlu, yaşama olan tutkusunu resme dökerek anlatıyor. Plastik sanatlar onun için her zaman ön planda olduğundan, iktisat eğitimi yanında, resim daima senkronik olarak varlığını sürdürmüştür. Her ressam aslında aynı zamanda bir yolcudur. Sonsuzluğa uzanan yolculuğun tual üzerinde yaşam bulması. Yaşamın renkleri anlamlandırılır sanatın fırça darbeleriyle. Bir bir sorgulanırken travma yaşantılar, hüküm süren karanlık, aynı zamanda aydınlığın müjdecisidir. Müzisyenin tiz çığlıklarında olduğu gibi. Renk sese, ses tuale yönelir. Yapılan resim mi, müzik mi? Karar vermekte zorlanılır. Sanatsever karar arifesindeki gelgitlerle anlamlandırmaya çalışır yapıtı. Yapıt bazen müzik, bazen resim olarak çıkar karşımıza. Antik Yunan Tragedyaları’ndaki sürpriz sonlar gibi. İstanbul gibi dinamik bir sanat ortamından Ayvalık(aslında Ege demek daha doğru olur.) gibi durağan olduğu düşünülen bir yerde konumlanan Tülin Kıvrak, aslında diğer meslektaşları gibi Ayvalık’ın sanat damarlarına kan pompalamaya ve yaşamın anlamlanmasına yardımcı oluyorlar. Ayvalık’ın geçmişten beri gelen sanat ortamının İstanbul ve İzmir tarafından gölgelenmesine inat, burada sürdürülen sanat çalışmaları, Türkiye sanat ortamına katkı sağlıyor.Kıvrak, resimlerinin kışkırtıcı atmosferinde aynı zamanda, sofistike mesajların gizemi yatar. Resimler bizleri uç olan idealizm düşüncesinden sıyırıp, ironik bağlamda gerçek olana yönlendirir. Bu yapının arkasında varolan birikimin ipuçlarını, öğrencilik yıllarında ve Tülin Onat resminde aramak yanlış olmayacaktır. Ritm duygusunun alabildiğince özgür işlendiği ve giderek soyutlanan Onat resimleri ve teknik detaylar, Tülin Kıvrak, için kompozisyon yaratmada belirleyici olmuştur.Hocası Onat’ın biçeminde uzun dönem eserler üreten Kıvrak, zamanla kendi biçemini yaratarak özgün eserlere yönelmiştir. Artık onun resminde başka izleri aramak yerine, kendi içkinliğinin figürlerini görmeye çalışmak daha doğru bir bakış açısı olacaktır. Eserlerinde varolan figürlerin sağlam temellere oturması, onun perspektifinin ne kadar geliştiğini gösterir. Ritmik yapının alabildiğine hissedildiği tuallerde aynı zamanda alttan alta, müziği duyma çabaları sonuç verir. Ayvalık kodları içinde gizlenen, müziksel görsellik, eserlerin vazgeçilmez unsurları gibidir. Ayvalık’ın yetiştirdiği en önemli Piyanist ve Eğitimci Kamuran Gündemir’in tuşlardan yükselen sesi, her Ayvalık’lı ressamın tualinde olduğu gibi, Kıvrak’ın eserlerinde de duyulur. Bir müzik aşığı,pedagog ve plastik sanatlar sevdalısı Gündemir de tıpkı Onuk gibi Ayvalık sanat ortamından nasiplenmiştir. İnsan bedenlerinin doğal olan gizemli yanlarını resimlerde aramak yerinde bir uğraşıdır. Kıvrak için bendenler gizlenmeden tüm doğal ortamlarında tuale yansırlar. Mikro düzeydeki süregelen motiflerin, bir müzikal notasyon oluşturduğu izlenimine kapılırsınız. Böylece yaratılan gelgitler devingen bir kompozisyona dönüşür. Sesin peşinde olmasa da sesi var etme çabasının izlerini duyarız yapıtlarında. Bu nedenle müzisyenin dikkatini çeken kompozisyonlar olarak karşımızda durur tualler. SANAT YOLCULUKLARIYazan: Vural YıldırımDevamını oku‘Sanat’ın kulu kölesiyim. Böyle kölelik dostlar başına’ (Habib Gerez)Bu yazımda ülkemizin çok değerli sanatçısını tanıtmak istiyorum. Öylesine değerli bir sanatçı ki, hayatını yani tüm ömrünü sanata adamış.Ressam,şair ve yazardır. Altmış bir yıldan beri çalışmalarını bu alanlarda sürdürmektedir. Otuz üçü yurt dışında olmak üzere, yüz otuz kişisel sergi açtı. Katıldığı yarışmalardan resim ve şiir dallarında latmış üç ödül aldı. Yapıtları, Fransa’da Arsonval Müzesi ile Troyes Güzel Sanatlar Müzesinde, Belçika’da Herstal Müzesinde, A.B.D de Judah Magnes Müzesinde, İsrail’de Jewish Art ile Ben Ari Müzelerinde, Türkiye’de Selçuk Yaşar Müzesi ile Edirme Modern Sanatlar Müzelerinde bulunmaktadır. HABİB GEREZ BİR ÖMRÜ SANATA ADAMIŞ KİŞİröpörtaj: Sevim Ünalfoto: Ünsal DemiralDevamını okuOm alle inhoud te kunnen zien hebt u de actuele versie van Adobe Flash Player nodig. |